Vitrindeki Albümler

‘GUİTARİSTS OF ISTANBUL’ (SCP / RAİNBOW45 RECORDS)

Geç bile kalındı, günün birinde birinin mutlaka bu bayrağı kaldırması gerekiyordu. O kişi, eski Ra topluluğunun kurucu üyesi olan emektar müzisyen, gitarcı, besteci ve yapımcı Sabih Cangil oldu. Bayrağın altında dokuz İstanbullu gitarcı toplandı; her biri kendi tarzında (hard-rock’tan caza, prog’dan fusion’a) bir beste kaydetti, bu kayıtlar kendi alanında bir başka bayrak taşıyıcı olan cesur girişimci Rainbow45 Records’un kurucusu Salih Karagöz tarafından içerisi Aptulika’nın harika çizimleriyle donatılmış açılır kapaklı 180 gram bir plağa dönüştürüldü. “Guitarists of Istanbul” ülkemizde gitar çalan müzisyenleri bir şemsiye altında toplayan ilk konsept albüm. Sabih dışında muhtevasında Gür Akad, Can Güney, Melih Güzel, Paşa Çelik, Arif Deniz Toker, Tanju Eren, Hakan Şavklı, Taylan Dedeoğlu yer alıyor.

Sadece plak değil, “Guitarists of Istanbul”, aynı zamanda rock müzik tarihimizde tarihi bir belge. Dünya müzik tarihinde örnekleri bulunan bu konseptin, basçılarla, davulcularla, klavyecilerle hatta nefesli çalgı çalanlarla devamının gelmesini diliyoruz. Yanı sıra bir türlü bir araya gelemeyerek örgütlemeyerek ezilmeye mahkûm kalan müzisyenlerimizin de Sabih gibi bayrak taşıyıcılar bulmasını temenni ediyoruz.

EL PENÇE DİVAN ‘SIRADAN BİR ÖLÜMLÜNÜN SOFRASI’ (GTR MÜZİK)

Gerçek bir pozitif çatlaklar topluluğu olan Dinar Bandosu’ndan tanıdığımız solist Ali Asaf Sarıca, topluluk askıya alındıktan sonra durulmamış, bağrından bir volkan gibi fışkıran satırları bestelemeye devam etmişti. 2017 yılında bas gitarcı Kayahan Balta’nın kapısını bu bestelerle çaldığında da El Pençe Divan topluluğunun temelleri atılmış oldu. O temel üzerine yükselen katlar şimdi bir albüme dönüştü “Sıradan Bir Ölümlünün Sofrası” adı altında…

Besteleri vücuda getirmek için önce Kayahan’ın akrabası olan (Climb topluluğundan tanıdığımız yetenekli gitarcı) Melih Balta, ardından da davulcu Kerem Altaylar davet edildi. Midi çalışmaları onları kesmedi, hızlarını alamadılar; klavyeci Burak Irmak, saksofoncu Barış Ertürk, trompetçi Umur Meriç Öztürk ve tromboncu Ecem Su Salih’in katkılarıyla iş büyüdü de büyüdü. Nihayetinde yedi özgün besteden oluşan albüm tamamlandı.

El Pençe Divan, omurgası rock’n roll ruhu ile oluşturulmuş bir müzik anlayışı etrafında, farklı türlere gönderme yaparak çalıyor, humoru elden bırakmadan müzik tarihinden referanslar alıyor. Dinar Bandosu’nun devamı olmasa da kavanoz dipli dünyaya çakılan bir deli selamı manasında izlerini taşıyor. İhtiyaç duyduğumuz sözleri söylüyor, müziği çalıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir